Son zamanlarda çeşitli internet sitelerinde çıkan bazı yazılar dikkatimi çekiyor. Genellikle bu tarz bilinçsiz yazılan yazılarla ilgili yorum yapmamayı tercih etmekle beraber son okuduğum yazının vehameti beni bu prensibimi bozmak durumunda bıraktı. Birçok yanlış bilginin bulunduğu bu internet sitesindeki bilgi ve yorum hatalarını sizlerle paylaşarak sizlerin bu asılsız bilgiler ışığında boşa para ve zaman harcamanızı engellemeyi kendime görev olarak biliyorum. Aşağıda bu arkadaşın internet sitesinden yaptığım alıntılar ve benim bu alıntılarla ilgili açıklamalarımı bulacaksınız.
14-15 yıl sizinle hayatlarını paylaşacak dostlarımızın dış
görünüşü yanında zekasına da para ödemeniz gerekecektir. Bu da
alacağınız köpeğin soyağacında (seceresinde) V (İlk 50) VA ( ilk 10)
SchI - SchII - Sch III ( Eğitim Seviyesi) olması alacağınız köpeğin
hatalarını azaltır ve zekasını da güvence altına alır.
Öncelikle yarışmalarda verilen VA,V derecelerini anlatmak istiyorum. VA derecesinin anlamı “mükemmel”, V derecesinin anlamı ise “çok iyi”dir. VA derecesi sadece ülke siegerlerinde verilir ; bölgesel yarışmalarda ise köpek VA verilmez. Sadece V ve daha aşağı dereceler olan SG, G.... verilir. Yarışmalarda dereceler sayıyla verilmez. O yarışmanın hakemi kaç köpeği o dereceye yeterli gördüyse o sayıda VA ve V olur. Bir sieger hakemi yeterli görmez ise hiç VA derecesi vermeyebilir veya 20 tane de verebilir. Aynı şeyler diğer dereceler için de geçerlidir. Geçen seneki sieger sonuçlarını veya daha eski sonuçları incelerseniz bunu görebilirsiniz.
Almanyada ise durum tamamen farklıdır en sıkı üreticilerin
maksimum 9-10 köpeği bulunmakta ve hepsi ile özel olarak
ilgilenmektedirler. Bizdeki tüccarlar gibi 20-30...60 köpekleri yoktur
onların. Özel damızlıkları vardır yanlarından ayırmazlar onları ve tek
umutları çok özel bir yavru üretip çok iyi işler başarmaktır onunla.
Sevgili arkadaşımızın fazla yurtdışına çıkıp üretici gezmediğini bu sözlerinden anlıyoruz. Bir kaç örnek veriyim : Son dönemin en başarılı üreticisi olarak kabul edilen, 2008 yılında VA 2, VA 3,VA 4 olan köpekleri ve sayısını hatırlamadığım SG derecesini alan sevgili dostum Herman ve York Niedergassel, büyük bir çiftliğe ve 100’den fazla köpeğe sahipler. 1995 Dünya Şampiyonu ve Almanya’nın saygın bir üreticisi, aynı zamanda uluslar arası WUSV hakemi olan Margit van Dorsen'in de 100 den fazla köpeği var. Macaristan’ın dünyaca tanınan en ünlü çiftliği Contra, Avusturya’nın en ünlü üreticisi Leithewald Kennel’ını da bunlara ekleyebiliriz. Bu isimleri fazlalaştırmak mümkün. Ben burada yazdığım bütün üreticilerin çiftliklerini gezdim ve şahsen tanıştım. Yani dünyadaki şampiyon üreticilere bakarsak hiçbirinin 20,30 köpeği yok sözü tamamen gerçek dışı. Yanlış anlaşılmasın ben çok köpek sahibi olmadan başarı gelmez demiyorum. Köpek sayısı çoğaldıkça tabiki işler zorlaşıyor fakat yeterli sayıda ve bilinçli bir kadroyla üstesinden gelinebiliyor.
Şimdi bu bilirkişi yazısından başka bir alıntı yapıyorum size :
Yaklaşık son 3-4 yıldır Türkiyedeki derneklerin katkılarıyla
yapılan yarışmalar ve Dünyadaki Alman Çoban Köpeği tutkusu ülkemizde
özellikle çiftlikler bazında bu işe bir eğilimin olduğununun
ispatıdır. Ne yazıkki uzun zamandır üretim yapan bu çiftlikler
ürettikleri köpeklerin neredeyse tamamını sadece Türkiyedeki
yarışmalara sokarak aldıkları dereceler sayesinde iç piyasada
satmaktalar. Ürettikleri köpeklerin ebeveynlerinin rontgenleri, DNA
ları bu işin olmazsa olmazıdır. Almanya standartına göre yapılan BH,
AD, SCHH ve körung sınavlarının olmayışı yada geçmişte
basitleştirilmiş sınavların yapılıp bununda yurtdışı standartlarının
aynısı gibi gösterilmesi de işin en vahim boyutudur. Şu an ACKİSD
Alman Çoban köpekleri Irk ve Spor Derneği bu sınavların tamamını aynen
Almanya standartlarına göre yapmaktadır.
Hâlihazırda Almanya’da Körung sınavından geçmesi için bir köpeğin röntgen ve dna testlerinin yapılmış olması , BH ve Sch1 sınavlarını başarıyla tamamlamış olması gerekmektedir. Ülkemizde ise sadece röntgen çekilmesi, BH sınavından ve karakter testinden geçmesi yeterli geliyor. Yani biz henüz Almanya standartlarında Körung vermiyoruz. İstendiği takdirde Alman standartlarında SCH imtihanları yapılıyor ülkemizde ama bunlar Körung için şart değil. Bunu vurgulama sebebim yapılanın yanlış olduğunu söylemek değil sizlere doğru bilgi verebilmektir. Bugüne kadar sahibi olduğum köpeklerle Almanya, Hollanda, İtalya, Macaristan, Bulgaristan ve Amerika’da çeşitli yarışmalara katıldım. Türkiye’de yakın zamana kadar Alman Sch imtihanı yapılmadığı için 8 tane köpeğimi Almanya’da Sch1 iki tane köpeğimi de Sch2 imtihanından geçirdim. Bundan sonra ACKİSD’nin sayesinde bu imtihanları yurtdışında değil Türkiye’de geçeceğiz. Bu da bizim için hem maddi anlamda hem de zaman anlamında büyük bir avantaj olacak.
Alman çoban köpeğinde tek bir eğitim vardır buda
Schutzhund(ScHh) eğitimidir. Kendi çiftliklerinde ise eğitmenleri
vardır, bu eğitmenler iç piyasada sattıkları köpekleri eğitirler;
temel, ileri ve bodyguard eğitimi adı altında... Aslında bu azar azar
para alabilmek için yaptıkları bir ticari oyundur.Tabi bunun yanı sıra
sadece belli eğitimleri isteyen köpek sahipleride olacaktır. Bundan da
bu eğitmenler sorumlu değildir. Gerçek olan Alman Çoban köpeğinin tek
eğitimi olduğudur bunun adıda Schutzhund yada VPG dir
Bir bilinçsiz ve saçma iftira daha. Almanya’da da eğitim bir kaç bölümden oluşmakta: BH, Sch a, Sch1 gibi. Sadece evlerinde köpek besleyip herhangi bir üretim amacı gütmeyenler bizdeki temel+ileri itaate denk gelen BH eğitimini alırlar. Çünkü Sch1’deki aport ve iz takibinin günlük hayatta hiçbir kullanımı yoktur. Bunun yanı sıra biraz daha profesyonel bir eğitim isteyenler Sch a olarak bilinen Sch 1 imtihanından iz takibinin çıkarılmış şeklini tercih ederler. Tabii ki üreticilerin Sch1 ve Köring almaktan başka bir çaresi yoktur. Biz Türkiye’de eğitimi üç aşamada yapıyoruz. Bunun sebebi de her köpeğe yeteneği, karakteri ve sahibinin ihtiyacı oranında eğitim vermek, müşterilerimizin parasını boşa harcamamasını sağlamak, köpeklere de kapasitelerinin üzerinde yüklenmemek. Almanya’da verilen Schzund 1 eğitiminin fiyatı 2000-2500 Euro arasında değişmekte. Bunun dışında Almanlar Schutsund sınavını bir spor olarak yapmaktalar. Köpeklerini bir guard köpeği şeklinde değil sadece kolluk ısıran ve kolluğu alınca uzaklaşan sosyal bir köpek olarak yetiştirmekteler. Ülkemiz şartlarında maalesef alman çoban köpeklerinde bahçe içerisinde ciddi anlamda bir korumada beklenmekte. Dolayısıyla biz alman çoban köpeğini sadece göstermelik havlasın şeklinde değil bulunduğu alana giren biri olduğunda müdahale etmesi şeklinde yetiştirmek durumundayız. Ayrıca unutmamak gerekir ki biz eğitim çiftlikleri olarak her cins köpeği eğitmek durumundayız. Bir Yorkshire Terrier’a, Cocker Sspaniel’e veya Golden Retriver’a Sch eğitimi vermeyi düşünemiyorum.
Bazı çiftlikler yıllarca yurtdışından hiçbir vasfı olmayan köpekleri
getirmişler ve bunları çok yüksek fiyata satmışlardır. Son zamanlarda
ise kendi üretimizi kendimiz yapalım, esas olan budur başarıda böyle
gelir gibi garip söylemlerin içindedirler. En iyi üreticiler bile
halen düyada arayış içindedirler. İyi üretim iyi köpeklerle yapılır. (
Bakınız Körung - Kkl ) Özellikle yarışmaların sosyal bir etkinlik, şov
ve spor olduğunu unutmuş durumdadırlar. Bu arada amatörler ve
yarışmalara katılmak isteyen köpek sahipleride kendilerini geri plana
çekmek zorunda kalmaya mecbur hissetmektedirler.Bu işin çok zor olduğu
imajı maalesef çiftliklerin yarışmalardaki tutumlarından dolayı
zihinlerde böyle kalmaktadır. Sadece birbirlerini kötülerler. 3-6 ,
6-9 ve 9-12 aylar sınıfındaki köpeklerinin yapacağı dereceler çok
önemlidir onlar için.Çünkü bu sınıflarda aldıkları derecelerle
köpeklerin çok iyi fiyata pazarlarlar. Köpek sevgileri süphelidir.
Hiç birinin kendi köpeği yoktur.Yada ben 14 yıldan beri göremedim.
Birçoğu ilgi ve alaka göstermezler köpeklere, çünkü bakıcıları vardır.
Hiç birinin doğuracak bir köpeğinin başında sabaha kadar beklediğini
ona masaj yaptığını veya yumuşak bir dokunuşla köpek sevdiklerini
görmedim göreceğimi de zannetmiyorum.
Bu arkadaşımız anlam veremediğim bir şekilde biz üreticileri özellikle de beni kafasına fena takmış. Benim söylediğim sözleri yalanlamak için mantık dışı sözler sarf ediyor. Dünyanın hiç bir yerinde başkası tarafından üretilmiş, yetiştirilmiş ve dereceler yapmış bir köpeği satın alarak bu köpekle derece yapan bir yetiştirici takdir edilmez. En büyük başarı kendi ürettiğiniz bir köpekle yaptığınız derecelerdir. Bunun kadar olmasa da bir diğer takdir edilecek durum da, yavruyken aldığınız bir köpeği yetiştirerek kazandığınız başarılardır. Buna Türkiye’deki tek örnek 2 aylıkken Almanya’dan aldığım Wisky Alten Backerei isimli köpeğimle 2008 Siegeri’nde yaptığımız SG 40 derecesidir. Bugüne kadar bir çok üretici arkadaşımız başta Almanya olmak üzere çeşitli ülkelerden büyük paralar vererek bir çok köpek aldılar. Sonuç hep hüsran oldu. Bu köpeklerin birçoğu dereceli ve Sch imtihanlı olmalarına rağmen Türkiye’deki yarışmalar öncesi yapılan basit karakter testlerini bile geçemediler. Yurtdışında yaptıkları dereceleri hak etmeden yaptıkları için Türkiye’deki yarışmalarda başarısız olarak satın alan arkadaşlarımızı bin pişman ettiler. Sevgili amatör arkadaşlarım lütfen büyük isimler olarak gördüğünüz yabancı çiftliklerden köpek almayı düşünürseniz çok dikkatli olun. Özellikle Almanların en çok oynadığı oyun, köpek sahibi ve hakemlerin anlaşarak vasıfsız veya problemli köpeklere hak etmediği dereceler yaptırıp bizim gibi bu konuda yeni olan ülkelere fahiş fiyatlara satmasıdır. Almanlar’ın kendi aralarında çok kullandıkları bir söz var. 'Şampiyon köpeği satın alamazsın ancak üretebilirsin.' Ben bugüne kadar ciddi rakamlara alınan büyük köpekler içerisinde gerçek anlamda güzel sadece üç tane köpek olduğunu gördüm.Bunlar: Raul Rednex, Nadia Urbecke, Nesch Grafenburg tur. Yarışmalarda 3-6, 6-9, 9-12 ay arası gruplar biz üreticiler için tabii ki çok önemlidir. Biz bu gruplarda aldığımız başarılara göre köpeklerimiz hakkında net fikir sahibi olarak hangi köpeğin dünya şampiyonasında bizi ve ülkemizi daha iyi temsil edeceğine karar veririz. Sitemizdeki “Başarılarımız” bölümünü incelerseniz ne kadar fazla yurtdışı yarışmaya katıldığımızı takdir edersiniz. Ayrıca biz çiftlik sahiplerinin arasında da tatlı bir rekabet vardır ve hepimiz yarışmadaki en başarılı sonuçları almak için uğraşırız. Amatörlerden de birçok iyi derece alan arkadaşlar çıkmıştır. Bunun benim bildiğim en son örneği, yavruyken sattığım Wisky von Petworld isimli köpeğin ACKB Derneği’nin düzenlediği 2009 Türkiye Şampiyonası’nda 18-24 ay arasında birinci olmasıdır. Sahibi olan Zehra Hanım’ı buradan tekrar tebrik ederim. Bu arada şunu da eklemek isterim ki: 1998 yılında 4 yaşındayken aldığım köpeğim Varko’yu 8 yıl sonra 2006 yılında kaybettim. Yıllarca evimde baktığım Varko bence gelmiş geçmiş en güzel alman çoban köpeği idi. Türkiye’deki üreticileri hayvan sevgisinden yoksun ve tüccar olarak nitelendiren bu arkadaşımızı esefle kınıyorum. Ayrıca Türkiye’deki birçok çiftlik sahibini dolandırmış olan yabancı üreticileri göklere çıkartmasını da hiç tasvip etmiyorum. Bir kaç internet sitesi yapmakla ve bir kaç yarışma seyretmekle uzman olunmuyor. Bütün amatör arkadaşlarıma saygılar.
CAN PAKSOY
Not: Yapılan alıntılara aslı bozulmaksızın yer verilmiştir.
Ek : Sayın uzmanımız ! verdiği bilgilerin yanlış olmasının tek tek ortaya çıkmasından sebep son derece rahatsız olup benim söylediklerimle alakasız bir cevap yazmıştır. Buna karşın bir yazı yazmayı düşünmüyor ve yorumu tamamen siz amatör hayvanseverlere bırakıyorum.
Can PAKSOY |